17 Kasım 2007 Cumartesi

Dün kahkahalar yükseliyorken evinizden, bendim geçen ey sevgili sandalla denizden!

İlk günden beri yan yan gülüyor kendisi evet, ama artık kahkahalar atmaya da başladı... Bazenleri; daha spesifik olmak gerekirse yemek yiyeceğini, kucağa alınacağını anladığında, sahiden sevinçten ne yapacağını bilemeyip basıyor kahkahayı, ama bir de nasıl desem, daha bir diplomatik kahkahaları var: 'Biraz kahkaha atarsam acaba bu adam benimle ilgilenir mi?', "Şu kızları etkilemek için iç mi çekmeliyim, kahkaha mı atmalıyım?" diye bir durum değerlendirmesi yapıp, pozisyon belirliyor velet...
Hayatımız diplomasi oldu zaten, sürekli bir müzakere hali içerisindeyiz. Ama itiraf etmeliyim, kendisinin müthiş bir pazarlık kabiliyeti var, 'hayır artık dayanamayacağım, hiç takatim kalmadı' dediğiniz noktada, bir hareketiyle bütün silahlarınızı elinizden alabiliyor ya da bir anda süper uyumlu olmaya karar verebiliyor ve sizi tedirgin bir sevince garkederek ağlamayı kesiyor ve sessizce uykuya dalıveriyor...

Hiç yorum yok: