3 Kasım 2007 Cumartesi

Yedisinde neyse yetmişinde de o...

Galiba sonunda ne hale geleceğimizin ipuçlarıyla birlikte doğuyoruz, ama işte bebeklere engin bir hoşgörüyle yaklaşan toplum bütün bu emareleri görmezden geliyor...
Benden aldığı genetik miras düşünüldüğünde elbette hiç şaşırtıcı değil ama, işte Ali'nin kafası nerelerden kelleşmeye başlayacağını ilk günden beri belli ediyor; minicik parmaklarda, dikkatli gözler kıl köklerini şimdiden seçebiliyor...
Kulaklar da kıllı; dökülecekmiş o kıllar fakat eminim günün birinde kendilerini yeniden acımasız bir şekilde belli edecekler. Bizim makinemiz maalesef Ali'nin Hobbit kulaklarını belgelemeye müsait değil. O kıllar gitmeden Enes gelse de süpersonik kamerasıyla çekse şu kulakların fotoğraflarını...

Hiç yorum yok: