13 Eylül 2015 Pazar

ECON 101



Kahvaltı yaparken sordu:
- Baba, bankaya para yatırmak ne demek?
Herhalde yatırmak lafını matrak buluyor deyip, anlatmaya çalıştım. Hayır takıldığı yer orası değilmiş. Harcamak istemediğimiz paralarımızı bankaya koyduğumuzu, buna da parayı bankaya yatırmak dendiğini biliyormuş ama bankada insanların kendilerine ait hesapları olduğunu bilmiyormuş. 

Sanıyormuş ki bankada tek bir kasa var ve fazla parası olanlar gidip paralarını oraya bırakıyorlar, ihtiyacı olanlar da o tek hesaptan ne kadar istiyorlarsa o kadar para çekiyorlar...

Bilip bilmeden hemen gülmeye başlamayın, o kadar da saf değil, hırsızlara karşı alınan önlemi de düşünmüş: 

Onlara kart vermedikleri için, gidip bütün parayı çekip kaçmaları mümkün değil...


Abicim, Ali gizli gizli sizin vakfa mı geliyor?

5 Eylül 2015 Cumartesi

Pamuk Prenses'in gerçek adını açıklıyoruz!


Ali'den tatil ödevlerinin gerilimini doğum günü sürprizleriyle harmanlayan eğlenceli bir kısa öykü:



YEDİ CÜCELERİN HEDİYESİ
Duygu çok korkuyordu. Ormanın ortasında yalnız başına kalakalmıştı. Biraz ileride önünde kocaman bir masa olan küçücük bir kulübe gördü. Masanın üzerinde tam yedi tane miniminnacık telefon duruyordu. 
Duygu kulübenin tam karşısındaki çeşmenin arkasına gizlenip bu tuhaf yeri gözetlemeye başladı. Çeşmeye çeşit çeşit kuşlar gelip su içiyorlardı. Duygu akşama kadar orada bekledi. Hiçbir şey olmuyordu. Aniden telefonlar çalmaya başladı. Duygu bir tanesini açınca bütün telefonlar sustu. Ve hepsinden şöyle bir ses yükseldi: 
- Hediyeni almaya gelmeyecek misin?


 Esmiyor!



Ödev mi? Bak yine uyku bastırdı!