8 Mart 2012 Perşembe

Kurbağa Kurbiş kaç yaşına giriyor?

Huzurlarınızda partinin en güzel kızı, Kurbağa Kurbiş!

Canı çok sıkıldığı için ne yapacağını bilemeyen Köstebek Kuki'nin ibret dolu maceralarını okuyorduk geçen gece. Kâh her sayfada bizimle birlikte bütün hikâyeyi takip eden çekirgelere, kâh bir gece evvel Claude Monet ve Sihirli Bahçe'de de gördüğümüz nilüfer çiçeklerine bakıp Köstebek Kuki'yi ayıplarken Ali, can alıcı soruyu sordu:

- Kurbağa Kurbiş kaç yaşına giriyor?

Kurbiş'in, Köstebek Kuki'yi, çekirgeleri, arıyı, örümceği, karıncayı, uğur böceğini ve partiye gelmeyen salyangozu, siyah kuşu, peygamber böceğini ve kelebeği de sayarsak 15 arkadaşı vardı, acaba 15 yaşına giriyor olabilir miydi? 15'i biraz fazla bulduk, üstelik partide şarkı söyleyen kuşlar vardı ama kaç tane olduklarını bilemiyorduk, hem acaba Kurbağa Kurbiş'i de saymak gerekmez miydi? Emin olamadık.

Kurbağa Kurbiş'in kolunda tam dört tane renkli bilezik vardı, belki her doğum gününde annesi ona bir bilezik veriyordur? Peki ya bütün bilezikleri geçen doğum gününde verdiyse?
Bir türlü işin için çıkamıyorduk. İşi gücü sayılarla uğraşmak olan abime sorduk, şöyle bir cevap geldi:
Sevgili Ali, 
Çok şükür yaş hesaplama işinde uzman bir amcan var,eğer Kurbağa Kurbiş'in yaşını sana tam olarak hesaplayamazlarsa bana doğum gününü ve yılını yazarsan ben sana cevabı hemen bildiririm.  
Sevgiyle hepinizin gözlerinizden öperim. 
Amcan Süleyman
Ama biz  Kurbiş'in ne doğum gününü biliyorduk, ne yılını... Bilsek ne diye bu kadar uğraşalım?


Bir çare, ertesi gün kitabı okula götürdü Ali, belki Havva öğretmen biliyordur? Belki sınıf arkadaşlarından Kurbiş'in kaç yaşında olduğunu bilen biri çıkar? Maalesef sonuç yine hüsran, yine hüsran, bir türlü doğru cevabı öğrenemiyorduk.

Köstebek Kuki'nin vefakar çekirgeleri...


En sonunda, Köstebek Kuki hikâyesinin yazarı Betül Sayın'a ulaşmaya karar verdik. Ne de olsa bizim dünyamızdan olup da Kurbiş'i en yakından tanıyan insan oydu, belki o bilezikler bile onun hediyesidir...


Ali söyledi, ben yazdım:
Merhaba, 
Benim adım Ali. 4,5 yaşındayım. Bunları ben söylüyorum babam da yazıyor. Çünkü ben daha okuma yazma bilmiyorum. Ama okumayı biraz öğrendim. Yazmayı da biraz öğrendim. Ama her şeyi de yazamam. O yüzden benim söylediklerimi babam yazıyor. Siz de okuyorsunuz.
Kurbağa Kurbiş'in kaçıncı doğum günü? Yani Kurbiş kaç yaşına giriyor? Eğer biliyorsanız söyleyebilir misiniz?
Kırmızı Fesli Hamdi'nin hikayesini de siz yazmışsınız. Ben de Kapalıçarşı'ya gittim.  Dün akşam Köstebek Kuki'yi okuduk. Bu akşam da belki Hamdi'yi okuruz. Belki de başka bir şey okuruz.
 Çok çok çok çok teşekkür ederim.
 Ali Özdil


Meraklı bekleyişimiz hemen o gece sona erdi. Betül Hanım sağolsun, bu büyük sırrı şıp diye aydınlatıvermişti:
Sevgili Ali merhaba, 
Öncelikle okuma yazma bilmemene ya da azıcık bilmene rağmen kitapları çok sevmen beni çok sevindirdi.
Biliyor musun, çocukken kitapları ben de çok severdim. Okumayı henüz bilmediğim yaşlarımda, Bülent amcam bana yatmadan önce sevdiğim masalları  okurdu.
Ben de resimlerine bakıp hayaller kurardım. Sonraları kendim okumaya başladığımda da aynı hikayeleri üstüste o kadar çok okurdum ki neredeyse ezberlerdim :)
Çocukken okuduğum kitapların çoğu hala aklımda. Bakalım sen de büyüdüğünde okuduğun kitapları hatırlayabilecek misin? 
Kurbağa Kurbiş’in doğum gününde kaç yaşına girdiğini sormuşsun. Senin yaşlarına yakın olmalı onun da yaşı. Demek ki 5 yaşına giriyor. 
Ben de merak ettim, sen acaba hangi kitabı daha çok sevdin. Köstebek Kuki’yi mi yoksa 5 Çocuk 5 İstanbul’u mu? 
Sevgilerimle yanaklarından öpüyorum. 
Betül
Şimdi sıra bütün bu bilgiler ışığında, abimin Kurbiş'in doğum gününü tam olarak hesaplamasında. Madem uzman, bu kadarcık işi de yapıversin.

Biz de belki bir sonraki doğum gününde Kurbiş'e renkli bir bilezik hediye ederiz.

Kırmızı Fesli Hamdi, 5 Çocuk 5 İstanbul'un kahramanlarından. Kendisini yukarıda macun yalarken görüyorsunuz.

 Bu da Köstebek Kuki'nin kapağı... 
Hangisini daha çok sevdiğine gelince,  cevap şu: 
"Bazı akşamlar Köstebek Kuki'yi, bazı akşamlar Kırmızı Fesli Hamdi'yi seviyorum."

7 Mart 2012 Çarşamba

Hepsi "Her Zaman"!


Ben yazmakta biraz gecikmiş olabilirim ama elbette Ali de milyonlarca yavruyla birlikte, ilk karnesini aldı. Gerçi neden karne verildiğini çok da iyi anlamış değil. Üstelik okul 15 tatile girmediği için cuma karneyi aldı, pazartesi yine okul yoluna düştü, yani karne hayatında pek bir şey değiştirmedi, kar da olmasa hiç tatil yüzü göreceği yoktu... Ama olsun, okul demek biraz da karne demek, kendisi pek heyecanlanmasa da biz karnenin hakkını verelim...

Zehra'nın anaokulu karnesinde "zıplayabilir, tırmanabilir, tırmandığı yerden inebilir" gibi çok fantastik maddeler vardı. Ama tabii Zehra'nın zamanından bu yana pedagoji de gelişmiş. Ali'nin karnesi Psikolojik Alan, Sosyal-Duygusal Alan, Bilişsel Alan, Dil Alanı, Özbakım Becerileri ve Sağlık olmak üzere altı gelişim alanına bölünmüş. Notlama da "her zaman / ara sıra / hiçbir zaman" şeklinde yapılmış. Yani maalesef ne ağız dolusu hepsi pekiyi demek mümkün  ne de atlama, zıplama eskisi gibi önem verilen akrobatik beceriler...

Artık belgeyle sabit ki yavrumuz ritmik hareketleri yapabilen, kendisinin ve başkalarının farklı durumlarını kabullenebilen, bir olaydan sonra neler olacağını tahmin edebilen (küçük medyum), konuşurken ses tonunu ve hızını ayarlayabilen, yorulunca dinlenmeyi akıl edebilen... bir insan.

Vatana millete hayırlı olsun!