30 Haziran 2011 Perşembe

SmackDown!



Ayasofya'dan restorasyon iskelesinin kaldırıldığını duyduğumdan beri bir gidip görmek istiyordum. Geçen Gökçe, Avrupa Birliği fethindeyken Brüksel'de tanıştığı WWE tarihinin ilk Harvard'lı güreşçisi Chris Nowinski'ye Sultanahmet'i gezdirme programından bahsedince, Ali'yle ben de onlara katıldık.

Oğuz'un kucağında Ali, Gökçe, Nicole ve Chris

Ali böylece Kapalıçarşı'nın ortasında Amerikan güreşi yapma fırsatı buldu. Chris Ali'nin yumruklarıyla bir oraya bir buraya savruldukça da Ali, ne kadar kuvvetli olduğuna dair zaten mevcut olan inancını pekiştirmiş oldu, bu devi devirdiysem herkesleri haklarım!

Günün şampiyonu Sultanahmet Köftecisinde bütün köfteleri yedi!

O halıcı senin bu halıcı benim derken Kapalıçarşı faslı biraz uzayınca, Ali'nin Ayasofya'yı gezmeye çok takati kalmamıştı, Hızlı bir turun ardından biz de üst galeride bir köşeye oturup, müze dükkanından aldığımız malzemelerle boyama yapmaya koyulduk.

İmparator İmparator olalı böyle yeşil görmedi!

Ayasofya'dan sonra, Yerebatan'a geçtik. Ali için sarnıcın bütün esprisi balıklardan ibaret. Uzuun nemli platformlar boyunca balıkların peşinden koştuk, burdakiler kocaman, burdaki turuncu daha bebek, bak bu onun babası... Medusa da bişeye benzese yanına balıklar gelirdi zaten, biz de şöyle bir göz ucuyla bakmakla yetindik.

Yerebatan'dan sonra, Sultanahmet Camii'ni görelim istedi Chris'le Nicole ama ibadet saati olduğu için giremedik. Biz de azıcık bahçede oyalandık. Sonra kapıda ibadet saati giremezsiniz diyen kimse olmayan Firuzağa Camii'ne bir bakındık. Ardından nihayet sabahtan beri hasretini çektiğimiz dondurmalarımızı alıp kahvelerimizi de içtikten sonra, Sultan Pub'da serilip kaldık.

That's not funny at all!

Bu arada Ali bir iki kere de tersledi Chris'i: Önce kuruyemişleri avuç avuç değil tek tek alması gerektiğini tane tane anlattı kendisine, sonra da Chris boya kalemlerini oyuncak arabalara oturtmaya kalkınca suratını buruşturdu: "Hiç komik diil!" Gökçe de İngilizce hususunda kısa bir kursa tabi tutuldu: "Oh my God ne zaman denir biliyü müsün? Neffis şeyler olduğunda!"

Sonuçta neffis bir Cumartesi geçirmiş olduk, ne diyoruz? "Oh my God!"

Mısır Prensi Kavalalı Ali

20 Haziran 2011 Pazartesi

Bagıg!



Mehmet "Bagıg Tapetiyavn" Kanyılmaz, dün sabah uçtu yeni dünyaya. Cuma akşamı Ali'yle son bir veda pastası seçtiler.

Şimdiden yolunu gözlüyoruz, Westwood Tapetiyavn'da bi garsona ihtiyaç olursa, ilk kimi arayacağını biliyorsun Fazıl!