17 Eylül 2010 Cuma

İade-i ziyaret...


Bayram namazına gittik Ali'yle. Sabah namazını evde kılıp çıkmamıza rağmen, birazcık uzun buldu ve uykusu geldi ama Allah'tan yanımıza araba dolu bir çanta almıştık ve hava da şahaneydi. Böylece önce büyük bir heyecanla çıktığımız üst katta sıkılınca hemen dışarıya attık kendimizi, havadar havadar karşıladık bayramı...


Namazdan sonra, "babaannenin bahçesine" de uğradık elbette, ilk kez... Akşamsafası yoktu ama (anneannemin akşamsafalarını anlatmıştım geçen akşam, ufak bir kafa karışıklığı) bir sürü salyangoz vardı, hepsiyle tek tek ilgilendik, oturduk Haliç'i seyrettik, biraz muhabbet ettik.



Babaannenin bahçesinde...


Bayramdan sonraki ilk gün, en baştaki fotoğrafta görüyorsunuz, yağan yağmurlarla birlikte, dokuzuncu kattaki evimizin yatak odası penceresine bir salyangoz geldi. Bütün gün oradan baktı durdu bize...

6 Eylül 2010 Pazartesi

Vay vay vay! 3 mü olduk?



Bugün Ali'nin doğum günü. Kendisi tam 3 yaşında oldu.

3, çok önemli bir yaş bence. İnsanın yetişkin olduktan sonra hatırlayabildiği en eski anılar taş çatlasın 3 yaşına dayanır. Sevdiklerini, beğendiklerini, o kadar da matah bulmadıklarından ayırt etmeye başladığı yaş da genellikle 3'tür. Ama benim için Ali'nin 3. yaşını önemli yapan şey, bugüne bizim de 3 kişiyle katılıyor olmamız.

Kızımız Ayşe Bâlâ tam 26 gün önce aramıza katıldı.

Bu akşam Ömer ve ben Ali'ye sürpriz yaparak onu görmeye gideceğiz. Ayşe Bâlâ'yı henüz götüremiyoruz ama o da "Ali Abi"sinin doğum gününü, tribünlere "Oley!" diye yumruk sallayarak kutluyor.

İyi ki doğdun Ali! Seni çok ama çok seviyoruz...