27 Mart 2010 Cumartesi

Hoşçakal Halil!

oyuncakli kucuk prens pudingi from Mahmut Ozdil on Vimeo.


Halil bu sabah yine uçtu Berlin'e. Ne zamandır alışmıştık kendisine ama ne yapalım gurbette evlat okutmak zor:)

Siz de gurbetteki dostlarınızı sevindirmek isterseniz, işte size Ali'nin Halil'in şerefine yaptığı pembe renkli çikolatalı küçük prens yemeğinin tarifi!

Afiyet olsun!

25 Mart 2010 Perşembe

Soyadı devrimi

Adını elbette biliyor da, memlekette bir de Soyadı Kanunu var, "Her Türk öz adından başka soy adını da taşımağa mecburdur. Söyleyişte, yazışta, imzada öz ad önde, soy adı sonda kullanılır." diyen.
O hususta da eksik kalmasın dedik, eğitime başladık, bizimkinin kendi soyadı devrimini yapacağı tuttu:

-Alicim, benim soyadım ne biliyor musun?
-Bilmiyorum.
-Özdil.
-Aaa, tamam.
-Tuba'nın soyadını biliyor musun peki?
-Hayıır...
-Tuba'nın soyadı Öztürk.
-Aaa tamam.
-Peki, senin soyadın ne?
-Özdilkürt...

Tatlısu devrimcisi ve Hollandalı akıl babası

24 Mart 2010 Çarşamba

Kim nerede?

Ali ufak ufak başladı, "Anneannemin evi Üsküdar'da, Mahmut'un okulu çok yakın ama, Beşiktaş'ta, Tuba'nın evi Kağıthane'de, Halil'in evi Almanya'da…" diye sıralamaya.

Bazen de insanların nerede olduklarını merak ediyor: "Bizim dede Arabistan'da, ama benim iki dedem var, senin baban nerede?"

Geçen gün, Yasemin sorguya çekmiş kendisini, anladık ki bazılarımızı merak etmiyor pek, nerede bulunabileceğimizi zaten çoktan çözmüş:

-Ömer nerede Ali?
-İşte.
-Mahmut nerede?
-Okulda.
-Fazıl nerede?
-Tape tiyavn'da...

Fazıl'la Cafe Crown arası...

20 Mart 2010 Cumartesi

İlk fotoğraf!

Bugün Santral İstanbul'a gittik, Yüksel Arslan retrospektifi için, yarın da son gün, aklınızda bulunsun... Sergiyle ilgili bir şeyler yazacağım zaten ama, Ali'nin benim kucağından çektiği ilk fotoğrafını sıcağı sıcağına ekleyeyim dedim!